Spor ve sağlık yolculuğunuzda pratik rehberiniz
Bölümler
Bunlar da ilginizi çeker
Site hakkında
Adım Köşesi, spor ve sağlık konularında kendi başınıza uygulayabileceğiniz pratik bilgiler sunan bağımsız bir içerik sitesidir. Evde, spor salonunda veya dışarıda yapabileceğiniz egzersizler, beslenme ipuçları ve sağlık tavsiyeleri bulacaksınız.

Sabah Koşusu mu Akşam Koşusu mu

Koşuya başladığım ilk yıl en çok kafamı karıştıran şey mesafe ya da tempo değildi; saatti. Bir hafta sabah beşte kalkıp karanlıkta çıkıyordum, ertesi hafta akşam yedide. İkisinde de aynı parkurda aynı mesafeyi koşuyordum ama vücudum bambaşka tepkiler veriyordu. Sabahları ilk iki kilometre boyunca kendimi paslanmış bir menteşe gibi hissediyor, akşamları ise koşu bitince saatlerce uyuyamıyordum. "En iyi koşu saati" diye aradığım şeyin herkes için geçerli tek bir cevabı olmadığını epey deneme yanılmadan sonra anladım.

Asıl Soru: "Hangisi Daha İyi" Değil, "Hangisi Sende Tutuyor"

İnternette bu konuyu araştırdığınızda iki kamp göreceksiniz. Bir taraf sabah koşusunun metabolizmayı harekete geçirdiğini, diğer taraf akşam saatlerinde vücut ısısının daha yüksek olması nedeniyle performansın arttığını söylüyor. İkisi de tamamen yanlış değil. Ama asıl belirleyici olan, altı ay sonra hâlâ yapıyor olacağınız saat hangisiyse o.

Çünkü koşunun faydası tek bir seansta değil, birikimde. Sabahları kalkamayan biri için "sabah koşusu daha verimli" bilgisi hiçbir işe yaramıyor; sadece suçluluk üretiyor. Ben de bunu yaşadım. Aylarca "doğru olan" sabah koşusuna zorladım kendimi, sonuçta haftada bir koşan biri oldum. Akşama geçtiğimde haftada dörde çıktım. Rakam ortada.

İki Seçeneği Yan Yana Koyalım

Kendi defterime not aldığım gözlemleri ve genel olarak bilinen fizyolojik eğilimleri şöyle bir tabloya döktüm:

Kriter Sabah Koşusu Akşam Koşusu
Vücut ısısı ve esneklik Düşük; ısınmaya daha çok zaman gerekir Yüksek; kaslar koşuya daha hazır
Program tutarlılığı Yüksek — gün henüz araya girmemiştir Düşük — iş, yorgunluk, davet iptal ettirir
Algılanan zorluk İlk 10 dakika belirgin şekilde ağır Daha akıcı, tempo tutmak kolay
Uyku üzerindeki etki Genellikle olumlu, ritmi düzenler Geç saatte yoğun koşu uykuyu geciktirebilir
Beslenme yönetimi Aç karna ya da hafif atıştırmayla; basit Gün içindeki öğünlerle zamanlama gerekir
Zihinsel etki Güne kontrol hissiyle başlama Gün içinde biriken gerginliği boşaltma
Hava ve trafik Sakin, temiz, serin Kalabalık, yazın sıcak olabilir

Kendi Saatinizi Bulmak İçin İzlediğim Yöntem

Tabloya bakıp karar vermek yerine üç haftalık küçük bir deney yapmanızı öneriyorum. Ben tam olarak bunu yaptım ve sonuç tahminimin tersi çıktı.

  1. Birinci hafta sabah: Haftada üç koşu, hepsi uyandıktan sonraki bir saat içinde. Mesafeyi ve tempoyu sabit tutun.
  2. İkinci hafta akşam: Aynı üç koşu, aynı mesafe, saat 18.00–20.00 arası.
  3. Üçüncü hafta karışık: Bir sabah, bir akşam, bir öğle arası (mümkünse).

Her koşudan sonra üç şey not edin: koşuya başlarken isteğiniz (1-10), koşu sırasındaki zorlanma hissi (1-10) ve o gece uykuya dalma sürenizle ilgili izleniminiz. Bu üç veri, saatler hakkında okuyacağınız her yazıdan daha güvenilir bilgi verir.

Kararı Netleştiren Dört Soru

Pratik Önerim

Yeni başlıyorsanız akşam üstü saatlerinden başlayın. Vücut ısınmış olduğu için ilk haftaların o "nefesim yetmiyor" hissi daha katlanılabilir olur, koşudan soğumazsınız. Rutin oturduktan, yani haftada üç koşuyu iki ay boyunca kaçırmadan yaptıktan sonra sabahı deneyin. O aşamada sabah koşusu ceza gibi değil, bir seçenek gibi gelir.

Akşam koşuyorsanız uykuya en az iki saat kala bitirin. Ben bunu ihlal ettiğim gecelerde yatakta dönüp durdum. Yoğun bir tempo çalışması yaptıysanız bu aralığı üç saate çıkarın; ardından ılık duş ve hafif esneme hareketleri geçişi kolaylaştırıyor. Esneme rutini için sitedeki yoga ve esneklik bölümü işinizi görür.

Sabah koşacaksanız ısınmayı pazarlık konusu yapmayın. Kalkıp doğrudan koşmak, sakatlanmanın en kısa

© 2026 Adım Köşesi